YPG'nin Muhalefette Yer Almasını İstemek Süreci Sekteye uğratmaktır'
Anasayfa » DÜNYA » YPG’nin Muhalefette Yer Almasını İstemek Süreci Sekteye uğratmaktır’

YPG’nin Muhalefette Yer Almasını İstemek Süreci Sekteye uğratmaktır’

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Cenevre toplantısına ilişkin, “YPG gibi terör örgütlerinin de muhalefetin içinde yer almasını istemek bu süreci akamete uğratmaktır” dedi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Cenevre toplantısına ilişkin, “YPG gibi terör örgütlerinin de muhalefetin içinde yer almasını istemek bu süreci akamete uğratmaktır” dedi.

Çavuşoğlu, Ankara Palas’ta düzenlenen “Türkiye – Avrupa Birliği Bakanlar Düzeyinde Siyasi Diyalog Toplantısı“nda gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bakan Çavuşoğlu, Cenevre’de yapılacak Suriye toplantısının ertelenmesine ilişkin bir soruya karşılık, ülkede rejim ve muhalefet arasındaki müzakerelerin bir an evvel başlamasında fayda olduğunu dile getirdi. Şu anda rejim güçlerinin İran ve havadan da Rusya’nın desteğiyle sivillere yönelik saldırılarının ölümlere sebep olduğuna dikkati çeken Çavuşoğlu, Suriye’de kesin çözümün siyasi çözüm olduğunu yineledi.

Riyad’da muhalefetin toplantı ve müzakere heyetini belirlediğini söyleyen Çavuşoğlu, “Bu süreçte bazı ülkelerin muhalefeti sulandırmaya yönelik çabaları var. Biz buna karşıyız. Özellikle YPG gibi terör örgütlerinin de muhalefetin içinde yer almasını istemek bu süreci akamete uğratmaktır. Bunun son derece tehlikeli olduğunu söylememiz lazım” diye konuştu.

“Terör örgütleri ile ılımlı muhalefet arasındaki ayrımı çok iyi yapmak lazım”

Çavuşoğlu, şunları söyledi:

“Şu anda Riyad’daki muhalefet, YPG ve rejim yanlısı sözde muhalefetin kendi içlerinde olmasını istemiyor. Zaten rejimin kuklası olan diğer önerilen isimler çok istiyorlarsa rejim tarafından heyete katılabilirler. YPG için de bu geçerli. Suriye’de kontrol ettiği alan bakımında YPG önemliyse, o zaman DAEŞ de bir terör örgütüdür; o da Suriye topraklarının yüzde 40’ını kontrol ediyor. El Nusra da belli bir bölümünü kontrol ediyor. Dolayısıyla terör örgütleri ile ılımlı muhalefet arasındaki ayrımı çok iyi yapmak lazım. Bu konuda bizim tutumumuz son derece nettir. Dolayısıyla terör örgütlerinin müzakere heyetinin içinde olmaması gerekiyor. Birleşmiş Milletler ve temsilcileri arazideki her grupla istediği zaman görüşebilir, biz bu konuda kimseye bir şey dikte edemeyiz. Ama şu bir gerçek ki Riyad’daki muhalefet kendi arasında terör örgütlerini ve rejimin sözde muhalefet güçlerini görmek istemiyor. O nedenle görüş ayrılıkları var ama tüm ülkelerin bir an evvel Suriye’de ateşkesin sağlanması ve siyasi müzakerelerle çözüm için üzerine düşen görevi yapması gerekiyor.”

“29 Kasım’da yapılan zirve, ilişkilerin canlandırılması için yeni bir başlangıç oldu”

Geçen yıl 29 Kasım’da yapılan zirvenin, ilişkilerin canlandırılması için yeni bir başlangıcın ilk adımı olduğunu belirten Çavuşoğlu, zirvede işbirliğini güçlendirmek için düzenli görüş alışverişini sağlama ihtiyacını tespit ettiklerini ve bu amaçla üst düzey diyalog kararlarının artırılması ve yılda iki kez zirve düzenlenmesi konusunda mutabık kalındığını hatırlattı. Bu toplantının da zirveye hazırlık mahiyeti taşıdığını ifade eden Çavuşoğlu, zirve öncesi bu formatta yeniden bir araya geleceklerini anlattı.

Bakan Çavuşoğlu, toplantıda müzakere sürecinin yanı sıra güncel ve bölgesel konuları ele aldıklarını vurguladı.

Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

“Bugün karşı karşıya kaldığımız sınamalar Türkiye ile AB arasında daha düzenli ve eşgüdümlü bir işbirliği sağlanmasının ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Suriye krizinin bölge ülkeleri ve AB için yarattığı sorunların üstesinden ancak birlikte gelebiliriz. Terörle mücadelede etkin işbirliği dayanışma olmadan başarı sağlamamız mümkün olabilir mi? Düzensiz göçün yarattığı dalgalanmaları ancak birlikte çözebiliriz. Enerji güvenliği hem Türkiye ve hem de AB için aynı düzeyde önem arz eden bir başka konu. Türkiye ve AB’nin tüm bu meseleleri daha somut şekilde çözebilmesi için bugün kapsamlı ve faydalı bir görüş alışverişi gerçekleştirdik. Ortak gündemimizde önemli bir yere sahip olan göç eylem planının her iki tarafça uygulaması konusunu da ele aldık. Türkiye bu yöndeki çalışmalarını titizlikle sürdürüyor.”

Ekim ayından itibaren Türk vatandaşlarının Schengen bölgesinde vizesiz seyahat edebilmesi için her iki tarafın da sonuç odaklı bir anlayış içinde sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini vurgulayan Bakan Çavuşoğlu, “Tüm alanlarda vatandaşlarımızın ve AB vatandaşları arasındaki etkileşimin hızla artmasını sağlayacak. Böylelikle kamuoyundaki ön yargıların aşılmasına yönelik büyük bir adım atmış ve üyelik sürecinin önündeki bir engelin aşılması gerçekleşmiş olacak” diye konuştu.

“Türkiye’nin tüm amacı Irak’ın DAEŞ ile mücadelesine destek vermek”

Bakan Çavuşoğlu, Başika konusunda ABD ile Türkiye’n

in yeni inisiyatifler geliştireceği yönündeki açıklamaların hatırlatılması üzerine, Türkiye’nin tüm amacının Irak’ın DAEŞ ile mücadelesine destek vermek olduğunun altını çizdi. Çavuşoğlu, Başika’da Musul Ulusal Muhafızlarının eğitilmesinin amacının da bu olduğunu söyledi.

Irak’ın toprak bütünlüğünün Türkiye ve bölgenin istikrarı için önemli olduğunu ifade eden Çavuşoğlu, “DAEŞ ülke topraklarının yüzde 30’unu kontrol etmiş. Bundan nasıl kurtulacağız. Biden ile de buradaki güçlerimizi nasıl birleştirebileceğimiz üzerine konuştuk” dedi.

Sonraki Haber

Eşinden Cocuklarını Ayırdı

Güney Afrika´da bir adam, kendisinden boşanmak isteyen eşinden intikam almak için 4 çocuğunu da asarak …